- Katılım
- 25 Şubat 2025
- Mesajlar
- 2.705
- Tepkime puanı
- 152
- Puan
- 63
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasın ikinci gününde savunma yapan eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, "Ben AK Parti'nin milletvekili, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olsaydım aynı koşullarda aynı şartlarla, aynı iddialarla tutuklanır mıydım? Bunu 86 milyona ve size soruyorum. Herkes 'hayır' diyor. Gerçek çok açık. Ancak açık olan bir şey daha var demek ki kanun önünde eşitlik yok. İddianame ‘siz bu Cumhurbaşkanı adayını seçemezsiniz’ diyor. Bir milletin iradesine ‘sen Ekrem İmamoğlu'nu seçemezsiniz’ diyorsunuz. Artık bu dava benim davam değil, Ekrem İmamoğlu'nun da davası değil, artık bu dava 86 milyonun davası" dedi. Duruşma, Erdoğdu ve avukatlarının savunmasıyla sona erdi. Duruşmaya yarın devam edilecek.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülen davada Mahkeme başkanı, avukatların henüz UYAP'a yüklenmediği için dün tepki gösterdikleri kabul kararının, dosya içerisine konulduğunu söyledi. Bunun üzerine kabul kararı ve iddianamenin kısa özeti okundu. İddianamenin kısa özetinin okunması 33 dakika sürdü.
Mahkeme Başkanı, sanıkların kimlik tespitinin savunma sırası geldikçe alınacağını bildirdi. Talepte bulunan İmamoğlu’nun konuşmasından sonra verilen bir saatlik aranın ardından duruşma başladı.
Mahkeme Başkanı, duruşmalara Ramazan Bayramı arası vereceğini açıkladı. Buna göre 11,12, 16, 17, 18 Mart günü duruşmalar yapılacak, 19 Mart arefe gününden itibaren bayram arası verilecek. Mahkeme Başkanı, Nisan ayı sonunda savunması alınan sanıkların değerlendirmesini yaparak ara karar kuracağını da bildirdi.
Bilgilendirmenin ardından sanık savunmalarına geçildi. İlk olarak eski CHP Milletvekilli Aykut Erdoğdu savunma yaptı.
“Rüşvete aracılık etmekle” yargılanan suçlanan Erdoğdu, “Savunma hakkımız kısıtlandı. Yaklaşık 10 aydır tek başıma bir hücredeyim. İddianame hücrenin yarısını kapladı. Bize bir DVD teslim edildi. Bir ay kala bana haftada bir saat bilgisayar kullanma izni verildi. Toplam 8 saat ediyor, ben neyi okuyayım. Bu benim suçum değil. Dört deliliniz var. Erkan Yıldız’ın ifadesi bunlardan biri, HTS kaydı var. Kısacası etkin pişmanlık ifadelerine, HTS ve baz kayıtlarıyla, bir banka dekontuyla suçlanıyorum" dedi.
"Bir banka dekontuna göre bir şirketin çalışanı para çekmiş. Ben ne bileyim neden çekmiş ve benimle ne alakası var bu işin. Bir otelde baz kaydım var ve bu otel benim neredeyse 5 yıldır bir ofis olarak kullandığım bir yer. İkincisi ise İBB binası. Bu delillerle bir milletvekili tutuklanabilir mi? Ben para taşımadım, çanta almadım. Ben anladığım parayı nasıl teslim edeyim böyle bir olay yaşanmadı. Bana diyorsunuz ki siz 24 yaşında Afrikalı bir futbolcusunuz. Ben Afrikalı değilim 24 yaşında değilim Afrikalı da değilim. Ben bu iddialara nasıl yanıt verebilirim. Yandaş kanallarda her gün işlem çıkıyor ‘Aykut Erdoğdu'nun hesabına para transfer edildi diye’ bu hak mıdır. Benim 10 yaşında oğlum var; polisin yanında her gün beni gösterdiler bu yakışıyor mu? Elinizi vicdanınıza koyun olur mu bu? Her gün televizyonda ‘çantayla para taşındı’ diye yandaş yerlerde haberler çıktı. Bir tane delil gösterin, bir tane fotoğraf gösterin. Emniyette verdiğim ifadeden farklı hiçbir şey söylemedim. O günden bugüne tek fark benim onaydır tutuklanmış olmam ve şahsiyetimin, kişiliğimin lekelenmiş olması."
İtirafçı Erkan Yıldız’ın Erdoğdu hakkındaki ifadesini okuyan Mahkeme Başkanı, “Aranızda nasıl bir husumet var da bu kadar detaylı şeyler anlatmış bu kişi?” diye sordu. Erdoğdu ise “Hapisten çıkmak isteyen bir kişi 12 bölümlük dizi bile yazar” şeklinde yanıt verdi.
Serkan Aydın’ın ifadeleri sorulan Erdoğdu, “Hasta biri için bir şey diyemem, dördüncü evrede kanser hastası kendisi. En son canını kurtarmak için dediği yönünde bir şey diyemiyorum. Rüşvet suçlamasından irtikap suçlamasına düşmek istemiş. O gün 256 metre birbirimize yaklaşmışız ben nasıl para alayım bu uzaklıktan. Hakkımdaki beyanlarını kabul etmiyorum” dedi.
Müvekkilinin soruşturma aşamasında tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunu savunan Ersöz, savunma sırasının neye göre yapıldığının avukatlara açıklanmasını istedi.
Ersöz, “Yargılamalardaki en büyük sorun etkin pişmanlık hususu. Kendi açısından menfaat elde etmek isteyen kişiler etkin pişmanlıktan faydalanmak istemişler. Bu kişilerce gerçek dışı, asılsız ya da tırnak içinde sansasyonel olarak nitelendireceğimiz iddialar atıldığına şahit olduk. Ertan Yıldız’ın suçlaması da bu yöndedir. Kendini mağdur olarak gösterebilecek bir olayı kurgulamak için üzerinden 6 yıl geçtikten sonra bu iddialarını ortaya atmıştır. Bu kişinin beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik ve özgürlüğüne kavuşmak üzere asılsız beyan olarak görülmesini talep etmekteyiz. Savcılık makamı tarafından bu kişinin sözlerine itibar edilmiş ve şahıs özgürlüğüne kavuşmuştur” beyanında bulundu.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülen davada Mahkeme başkanı, avukatların henüz UYAP'a yüklenmediği için dün tepki gösterdikleri kabul kararının, dosya içerisine konulduğunu söyledi. Bunun üzerine kabul kararı ve iddianamenin kısa özeti okundu. İddianamenin kısa özetinin okunması 33 dakika sürdü.
Mahkeme Başkanı, sanıkların kimlik tespitinin savunma sırası geldikçe alınacağını bildirdi. Talepte bulunan İmamoğlu’nun konuşmasından sonra verilen bir saatlik aranın ardından duruşma başladı.
"Silva gibi Ekrem İmamoğlu da cumhurbaşkanı olacaktır"
Duruşmada söz alan Serdal Taşkın'ın avukatı Ali Rıza Dizdar, tensip zaptının yapay zeka ile yazıldığını savundu. Mahkeme başkanı “ben yapay zeka kullanmayı bile bilmiyorum“ dedi Dizdar ayrıca “Eminim ki Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva gibi Ekrem İmamoğlu da cumhurbaşkanı olacaktır” şeklinde konuştu. Dizdar’ın sözlerin üzerine izleyiciler alkış tuttu.Mahkeme Başkanı, duruşmalara Ramazan Bayramı arası vereceğini açıkladı. Buna göre 11,12, 16, 17, 18 Mart günü duruşmalar yapılacak, 19 Mart arefe gününden itibaren bayram arası verilecek. Mahkeme Başkanı, Nisan ayı sonunda savunması alınan sanıkların değerlendirmesini yaparak ara karar kuracağını da bildirdi.
Bilgilendirmenin ardından sanık savunmalarına geçildi. İlk olarak eski CHP Milletvekilli Aykut Erdoğdu savunma yaptı.
“Rüşvete aracılık etmekle” yargılanan suçlanan Erdoğdu, “Savunma hakkımız kısıtlandı. Yaklaşık 10 aydır tek başıma bir hücredeyim. İddianame hücrenin yarısını kapladı. Bize bir DVD teslim edildi. Bir ay kala bana haftada bir saat bilgisayar kullanma izni verildi. Toplam 8 saat ediyor, ben neyi okuyayım. Bu benim suçum değil. Dört deliliniz var. Erkan Yıldız’ın ifadesi bunlardan biri, HTS kaydı var. Kısacası etkin pişmanlık ifadelerine, HTS ve baz kayıtlarıyla, bir banka dekontuyla suçlanıyorum" dedi.
Aykut Erdoğdu: Bu delillerle bir milletvekili tutuklanabilir mi?
Erdoğdu, savunmasında şunları kaydetti:"Bir banka dekontuna göre bir şirketin çalışanı para çekmiş. Ben ne bileyim neden çekmiş ve benimle ne alakası var bu işin. Bir otelde baz kaydım var ve bu otel benim neredeyse 5 yıldır bir ofis olarak kullandığım bir yer. İkincisi ise İBB binası. Bu delillerle bir milletvekili tutuklanabilir mi? Ben para taşımadım, çanta almadım. Ben anladığım parayı nasıl teslim edeyim böyle bir olay yaşanmadı. Bana diyorsunuz ki siz 24 yaşında Afrikalı bir futbolcusunuz. Ben Afrikalı değilim 24 yaşında değilim Afrikalı da değilim. Ben bu iddialara nasıl yanıt verebilirim. Yandaş kanallarda her gün işlem çıkıyor ‘Aykut Erdoğdu'nun hesabına para transfer edildi diye’ bu hak mıdır. Benim 10 yaşında oğlum var; polisin yanında her gün beni gösterdiler bu yakışıyor mu? Elinizi vicdanınıza koyun olur mu bu? Her gün televizyonda ‘çantayla para taşındı’ diye yandaş yerlerde haberler çıktı. Bir tane delil gösterin, bir tane fotoğraf gösterin. Emniyette verdiğim ifadeden farklı hiçbir şey söylemedim. O günden bugüne tek fark benim onaydır tutuklanmış olmam ve şahsiyetimin, kişiliğimin lekelenmiş olması."
"Çok daha somut deliller olan AK Partililerin davası kapatıldı ve biz tutuklanalım öyle mi?"
Ben AK Parti'nin milletvekili olsaydım, AK Parti'nin Genel Başkan Yardımcısı olsaydım; aynı koşullarda, aynı şartlarla, aynı iddialarla tutuklanır mıydım? Bunu 86 milyona ve size soruyorum. Herkes 'hayır' diyor değil mi? Gerçek çok açık. Ancak açık olan bir şey daha var demek ki kanunun önünde eşitlik yok. Şu adam (Ekrem İmamoğlu) cumhurbaşkanı adayı olmasaydı biz burada olur muyduk? Adalet özünde eşitliktir. Somutlaşmış hali kanunun önünde eşitliktedir. Eşitlik yoksa adalet var mı, adalet yoksa hukuk devleti var mı? Çok daha somut deliller olan AK Partililerin davası kapatıldı, bizim hakkımızda bir tane insan kurtulmak isteyen birinin ifadeleri olsun ve biz tutuklanalım öyle mi?"İddianame ‘siz bu Cumhurbaşkanı adayını seçemezsiniz’ diyor"
İddianame ‘siz bu Cumhurbaşkanı adayını seçemezsiniz’ diyor. Bir milletin iradesine ‘sen Ekrem İmamoğlu'nu seçemezsiniz’ diyorsunuz. Artık bu dava benim davam değil, artık bu dava Ekrem İmamoğlu'nun da davası değil artık. Bu dava 86 milyonun davası. 86 milyon eğer bunu kabul ediyorsa bizim elbet yatalım hiç önemli değil. Seçme hakkımızı elimizden alıyoruz. İradesi alınan insan köledir. Sen bunu seçemezsin dediğimiz anda Türk milletinin iradesi alındığında demokrasi nerede? Mülga bir anayasa hissediyorum."Bir milletin adaleti ölürse o millet yok olmuştur bitmiştir"
10 defa tutukluluk incelemesine çıktık. Ben o tarihte zaten milletvekiliydim. Benim zaten yatarım yok. Tutukluluk incelemesinde yurt dışına kaçma şüphem var deniliyor. Uluslarası bir denetçiyim ben. Pek çok soruşturma dosyasını, yolsuzluk dosyasını ben tespit ettim. Ben altına imza attım. Milletvekillerinin en çok korktuğu vekildim, kendi partimde dahi bir sorun oluyordu bu. Hayatımda rüşvet şüphesi olan bir işin yakınından bile geçmedim. Benim bir evim, bir de arabam var. Şu an adalete güven yüzde 20. Adalet ölürse millet ölecek. Bir milletin adaleti ölürse o millet yok olmuştur bitmiştir. Liyakat yok, artık bir devlet krizi yaratıldı. Mülga bir anayasa var ve kuvvetler ayrılığı yok. Şu an kanun sizsiniz. Millet adına karar vereceksiniz ya neye göre karar veriyorsunuz siz? Anayasa mülga oldu. Bana bir yargı kararı gösterin bir tanık beyanı ile tutuklanan birisi var mı? Yaşamı ve ölümü anlamlandıranlar için hapishanede zaman çok zor geçiyor. Gerçekten saatler aylar, yıllar gibi geçiyor. Bir saat geçmiyor hapishanede. Hadi kendimden geçtim şurada 21 yaşındaki çocuğa itirafçı olsun diye baskı yapıldı onları düşünün."Mahkeme Başkanı'ndan “Aranızda nasıl bir husumet var da bu kadar detaylı şeyler anlatmış bu kişi?” sorusu
Erdoğdu’nun savunmasının ardından Mahkeme Başkanı ve duruşma savcısının sorularına geçildi.İtirafçı Erkan Yıldız’ın Erdoğdu hakkındaki ifadesini okuyan Mahkeme Başkanı, “Aranızda nasıl bir husumet var da bu kadar detaylı şeyler anlatmış bu kişi?” diye sordu. Erdoğdu ise “Hapisten çıkmak isteyen bir kişi 12 bölümlük dizi bile yazar” şeklinde yanıt verdi.
Serkan Aydın’ın ifadeleri sorulan Erdoğdu, “Hasta biri için bir şey diyemem, dördüncü evrede kanser hastası kendisi. En son canını kurtarmak için dediği yönünde bir şey diyemiyorum. Rüşvet suçlamasından irtikap suçlamasına düşmek istemiş. O gün 256 metre birbirimize yaklaşmışız ben nasıl para alayım bu uzaklıktan. Hakkımdaki beyanlarını kabul etmiyorum” dedi.
Duruşma savcısının "Parayı alan aldım, veren verdim diyor" sorusuna tepki
Duruşma Savcısının "Parayı alan aldım, veren verdim diyor. Para akışı ortada yani. Ne demek istersin bu konuda?" şeklindeki sorusunun üzerine Erdoğdu'nun avukatı Hüseyin Ersöz, "Bu soruda kanaat var. O yüzden sorunun sorulmaması yönünde karar kurulmasını talep ediyoruz" dedi. Mahkeme Başkanı söz konusu talebi kabul etti.Erdoğdu'nun avukatı Ersöz: "Yargılamalardaki en büyük sorun etkin pişmanlık hususu"
Erdoğdu'nun avukatı Ersöz, bir aylık süreçler beklenmeden tutukluluk incelenmesi yapılmasını talep etti. Salonda basına ayrılan kısmın yetersiz olduğunu ifade ederek avukatlardan boş kalan masalara gazetecilerin yerleşmesini isteyen Ersöz taleplerinin ardından savunmasına geçti.Müvekkilinin soruşturma aşamasında tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunu savunan Ersöz, savunma sırasının neye göre yapıldığının avukatlara açıklanmasını istedi.
Ersöz, “Yargılamalardaki en büyük sorun etkin pişmanlık hususu. Kendi açısından menfaat elde etmek isteyen kişiler etkin pişmanlıktan faydalanmak istemişler. Bu kişilerce gerçek dışı, asılsız ya da tırnak içinde sansasyonel olarak nitelendireceğimiz iddialar atıldığına şahit olduk. Ertan Yıldız’ın suçlaması da bu yöndedir. Kendini mağdur olarak gösterebilecek bir olayı kurgulamak için üzerinden 6 yıl geçtikten sonra bu iddialarını ortaya atmıştır. Bu kişinin beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik ve özgürlüğüne kavuşmak üzere asılsız beyan olarak görülmesini talep etmekteyiz. Savcılık makamı tarafından bu kişinin sözlerine itibar edilmiş ve şahıs özgürlüğüne kavuşmuştur” beyanında bulundu.