Neler yeni

Foruma hoşgeldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

  • Saygın ve ciddi bir ortamda yardımlaşmak, haberleşmek, bilgi paylaşmak ve bilgi almak isteyen herkes forumumuza katilabilir.

Hz Mûsâ ve Hızır Aleyhisselam'ın Yolculuğu

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan AseL
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

AseL

Yönetici
Katılım
25 Şubat 2025
Mesajlar
343
Tepkime puanı
70
Puan
28
Hızır’ın (as) düzelttiği duvar ise iki yetim çocuğa aitti. Ayrıca altında, kendilerine miras kalanbir hazine vardı. Babaları salih bir kimse idi. Hızır (as) "…Rabbin diledi ki, onlar yetişkin çağa gelincehazinelerini oradan çıkarsınlar. Bütün bunlar Rabbinden bir rahmet eseridir; yoksa ben kendi reyimle yapmış değilim.İşte, sabredemediğin şeylerin açıklaması budur." (Kehf Suresi 82) diyerek sözlerini tamamladı.
Hazreti Musa’nın bu olayların iç yüzünü bilmemesi gayet tabii idi. Çünkü, Cenab-ı Hakk’ınkendisine bildirdiği şeylerin dışında bir bilgisi yoktu. Hızır (as)’a ise, "olayların iç yüzünü bilme"anlamına gelen "ledün ilmi" ihsan edilmişti. Ancak, yine de her şeyde Allah’ın izni ve ilmi dairesinde hareketeder, o da kendisine bildirilenlerin dışında bir bilgiye sahip değildi.

Bu olaylarda üzerinde önemle durulması gereken konu, zahiren bize kötü görünen olayların perde arkasındabir çok hikmetin gizli olduğu ve Yüce Mevla’nın rahmetinin her şeyi kuşattığının unutulmamasıdır. Dolayısıylaher halükarda ümitsizliğe düşmeden, her türlü kötülüğü iyiliğe dönüştürmenin Allah katında hiç de zorolmadığını bilerek, sabretmek gerekir.

Halk arasında Hızır (as)’ın hayatta olduğuna ve dara düşenlerin yardımına koştuğuna inanılır.Risale-i Nur’da, "Hazret-i Hızır Aleyhisselâm hayatta mıdır? Hayatta ise, niçin bazı mühim ulema hayatınıkabul etmiyorlar?" sorusuna, "Hayattadır" diye karşılık verilmiştir. Ancak, akabinde hayat mertebelerininbeş kısım olduğu izahlarıyla beraber verilir. Birincisi; çok kayıtlarla sınırlı olan bizim hayatımız, ikincisi;Hazreti Hızır ve İlyas Aleyhisselamın hayatlarıdır (daha geniş bilgi ve diğer üç hayat mertebesi için bk.Mektubat, Birinci Mektup).

Hızır Aleyhisselam’ın bulunduğu hayat mertebesindekiler, bizimki gibi fazla kayıt altında değillerdir.Nispeten serbesttirler. Aynı anda bir çok yerde bulunabilirler. İnsanlar gibi her zaman yeme-içme mecburiyeti olmamaklabirlikte, istedikleri zaman yerler ve içerler. Bazı büyük evliyaların Hızır (as) ile maceraları hayatta olduğununispatıdır. Hatta velilik makamlarından birisi, "makam-ı Hızır" diye tabir edilir. Bu makama eren bir veli Hızır’danders alır ve onunla görüşür. Ancak, bu makam sahibi yanlış bir şekilde Hızır ile karıştırılarak, Hızırzannedilir. (Mektubat, s. 11)

Bediüzzaman Hazretleri özellikle günümüz açısından da çok büyük öneme haiz olan ve bir çokaldanmalara sebep teşkil eden, "mehdi" ve "Hızır" zannetme konusu üzerinde uyarı ve ikazda bulunur."Meslek-i velâyet çok kolay olmakla beraber çok müşkülâtlıdır; çok kısa olmakla beraber çok uzundur; çok kıymettarolmakla beraber çok hatarlıdır; çok geniş olmakla beraber çok dardır. İşte bu sırlar içindir ki, o yolda sülûkedenler bazen boğulur, bazen zararlı düşer, bazen döner, başkalarını yoldan çıkarır." (Mektubat, s. 431)

"Hem ben müteaddit insanları gördüm ki, bir nevi mehdî kendilerini biliyorlardı ve ‘Mehdî olacağım’diyorlardı. Bu zatlar yalancı ve aldatıcı değiller; belki aldanıyorlar. Gördüklerini hakikat zannediyorlar". İlahiisimlerin yansımaları Arş-ı Azamdan ta zerrelere kadar cilveleri görülür. Bu isimlere mazhariyet farklı farklıdır.Bu mazhariyetin bir yansıması olan velayet mertebeleri de farklıdır. Bazı makamlarda, büyük şahsiyetlerinvazifelerinin özellikleri bulunur. Bu makamın bir bölümüne veya gölgesine girenler, kendilerini o makamların sahibiolan meşhur zatlar zannediyorlar. Kendini Hızır, Kutb-u Azam olarak hayal ediyorlar. Kendilerini öyle zannedenler; makam,mevki sevgisini arzulayan enaniyetleri işin içinde yoksa, mazur görülebilirler. Eğer makam sevgisinin arkasındakienaniyet üstün gelirse, gururlarına mağlup olup, "…şükrü bırakıp fahre girse, fahirden git gide gurura sukuteder. Ya divanelik derecesine sukut eder veyahut tarik-i haktan sapar." (Mektubat, s. 432)

Bu durumda en büyük tehlike, söz konusu kusurlu şahsın evliyayı da kendisi gibi görmeye başlamasıdır.Çünkü, nefis ne kadar gururlu olursa olsun kusurunu bilir. Dolayısıyla, büyükleri de kendisiyle kıyaslayıp hataya düşer.Hatta, enbiyalar hakkında da hürmeti noksanlaşır.
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz

  • Geniş / Dar görünüm

    Temanızı geniş yada dar olarak kullanmak için kullanabileceğiniz bir yapıyı kontrolünü sağlayabilirsiniz.

    Izgara görünümlü forum listesi

    Forum listesindeki düzeni ızgara yada sıradan listeleme tarzındaki yapının kontrolünü sağlayabilirsiniz.

    Resimli ızgara modu

    Izgara forum listesinde resimleri açıp/kapatabileceğiniz yapının kontrolünü sağlayabilirsiniz.

    Kenar çubuğunu kapat

    Kenar çubuğunu kapatarak forumdaki kalabalık görünümde kurtulabilirsiniz.

    Sabit kenar çubuğu

    Kenar çubuğunu sabitleyerek daha kullanışlı ve erişiminizi kolaylaştırabilirsiniz.

    Köşe kıvrımlarını kapat

    Blokların köşelerinde bulunan kıvrımları kapatıp/açarak zevkinize göre kullanabilirsiniz.

  • Zevkini yansıtan renk kombinasyonunu seç
    Renk geçişli arkaplanlar
Geri
🎧 Canlı Radyo
×
Canlı yayını başlatmak için butona tıkla
↗ Aç
Hazır
DJ BAŞVURU FORMU
YAYINA KATIL
İSTEK GÖNDER