Neler yeni

Foruma hoşgeldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

  • Saygın ve ciddi bir ortamda yardımlaşmak, haberleşmek, bilgi paylaşmak ve bilgi almak isteyen herkes forumumuza katilabilir.
    Sitemize ilk ziyaretiniz ise, lütfen kurallar ve gizlilik sözleşmesi politikamızı inceleyiniz, foruma kayıt olan herkes bu kuralları kabul etmiş sayılacaktır.

    Foruma üye olmadan konu acamaz, herhangi bir aktivite uygulayamaz ve özel mesajlaşamazsınız.
    Forumda bulunan bütün aktivitelerden faydalanmak için lütfen nickinizi kayıt ediniz...

“Mitoloji” Kavramı ve Mitlerin Doğuşu

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Ra'
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Ra'

Forum Master
Katılım
25 Şubat 2025
Mesajlar
550
Tepkime puanı
50
Puan
28
Yunanca’da mithos (söylenen ya da duyulan söz) ve logos (akıl ve kavrama) kelimelerinin birleşiminden oluşan mitoloji kavramı; insanlık tarihinin doğasını, insanların nereden geldiklerini, geleneklerini, doğadaki gizemli olayları ve inanç sistemlerini açıklayan bir anlatı biçimidir (Mark, 67). İlk insan toplulukları için bu kavramları anlamlandırmak oldukça önemliydi.

Yaşama amaçları, maruz kaldıkları doğa olayları ve müdahale edemedikleri evren düzeni, kendilerince açıklanamadığı takdirde hayatlarında büyük bir kaosa neden olan toplumlar, kültürleriyle doğrudan bağlantılı olan mitleri yaratarak içinde bulundukları kargaşaya son vermeyi amaçladılar.

Mitlerin Doğuşu
Mitler, tarih öncesi çağlarda, yazı bulunmadan önce doğmuştur (Leeming, 22). Yazılı olarak kayıtlı olmadıkları için mitlerin doğuşu hakkında kesin bir şey söylenemez. Bilim insanları, tarih öncesi sanat eserlerine, heykellere ve mezarlara bakarak arkeolojik ipuçları bulmuş ve çıkarımlarda bulunmuşlardır. Daha sonraki çağlarda, tarımın gelişmesiyle beraber yerleşik hayata geçilmiştir. Bu sayede mitolojinin kanıtları daha belirgin hale gelmiştir. Örneğin; avcılık ve toplayıcılık döneminden tarım ve hayvancılık dönemine geçilmesi, bereketle ilgili törenlerin yapılmasına sebep olmuştur. Bu da bereket kavramının sembolik bir hale gelip mitleşmesine yol açmıştır (Leeming, 24).

Image
İskandinav Tanrıları. istockphoto.com
Her ne kadar mitolojinin tam olarak nasıl tanımlandığı hakkında ortak bir görüş bulunmasa da açıklık getirdiği kavramlara bakılarak, mitlerin aslında günümüzdeki dinler gibi bir inanç sistemi olduğu çıkarımında bulunulabilir. Mitolojiyi oluşturan hikâyeler, ilkel insanlar için kutsal kitap görevi görürler. Yaratıcı, yaratılış ve insan üstü olaylar gibi kutsal konulara değinen mitolojik hikayelerin, aynı zamanda toplumsal düzeni oluşturma ve koruma görevi de vardır. Mitler, insan yaşamını sonsuzluk kavramıyla geliştirir, varoluşunu dengeler ve bu sayede sıradanlığı ortadan kaldırır (Önal, 237). Gelenekleri, yer adlarını veya jeolojik oluşumları açıklayan mit olayları, geçmişi de epik bir şekilde anlatarak kutsal bir öneme eriştirebilir. Bu bağlamda mitler, kişilere yaşam boyu yol gösterecek bir rehberdir denilebilir. Her bir medeniyet, bu kavramları kendi kültürlerince yorumlar ve bu da mitolojinin sınıflandırılmasına yol açar. Birbirlerinden ayrı birçok mit türü olsa da üç mit türü dünyanın tüm mitolojilerinde gözlemlenebilir: yaratılış mitleri, tanrı mitleri ve psikolojik mitleri.

1) Yaratılış Mitleri
Yaratılış mitleri kültürlere; nereden geldiklerini, kendilerinin ve dünyanın nasıl var olduğunu anlatır. Anlatımında genellikle mecazi, sembolik ve tarihsel ögeler kullanılan yaratılış mitleri, derin gerçekleri açıkladığına inanıldığı için insanlar tarafından kutsal kabul edilir. Bu kutsal anlatılarda, karmaşık evren düzeni açıklanır ve bu evrende kültürlerin var olabilmesi için gereken kimlik anlatılarak, varlık nedeni sağlanır. İki farklı yaratılış türüne değinilir. Biri, İncil’deki gibi yoktan var edilen bir yaratılış biçimi diğeri ise kaotik bir ortamda birilerinin bir şeyler yapması sayesinde var olan kaostan yaratılıştır (Mark,67).

Mitolojide İnsan ve Yaratılış
Adem’in Yaratılışı, Michelangelo
Örneğin; Yunan mitolojisindeki Prometheus, ateşi tanrılardan çalarak insanlığa armağan etmiş, onların ilerlemesine neden olmuş ve böylece insanların yaratılışını şekillendirmiştir. Eski Mısır mitolojisinde ise yaratılışın, su ve kaosun tanrılar tarafından düzenlenmesiyle gerçekleştiğine inanılır. Su ve kaosun neden olduğu yaratılış türü, Mezopotamya’nın en eski bilinen mitolojilerinden olan Sümer mitolojisi içinde de rastlanır. Sümer tanrılarının çeşitli mücadeleler ve savaşlar sayesinde dünyayı yarattığı ve düzen tanrıçası olarak bilinen Marduk‘un su ve kaosu düzenlemesiyle insanlığı yarattığına inanılır (Leeming, 26).

2) Tanrı Mitleri
Tüm kültürlerde evreni kontrol eden ve düzenini sağlayan tanrılar bulunur. Bu kültürlerde tanrılar kimi zaman panteonlar olarak, kimi zaman da tanrı toplulukları ya da tanrısal aileler olarak karşımıza çıkar.

Örneğin Antik Mısır’da sekiz tanrı ve tanrıçadan oluşan, “Sekizli” olarak bilinen bir panteon vardır. Yunan mitolojisinde ise Zeus‘un başkanlığı altında bir panteon türü bulunur. Panteonlar birçok alt tanrıyı kendi içinde barındırır. Tanrıların çocukları, yarı tanrılar ve efsanevi canavarlar da bu mitlerde yaygın olarak gözlemlenir. Bunun dışında Afrika ve Kuzey Amerika Kızılderili kültürlerinde, daha düzenbaz ve şekil değiştiren tanrılara yer verilir (Mark, 67).

12 Olimpos Tanrısı (Yunan Tanrıları)
12 Olimpos Tanrısı (Yunan Tanrıları). istockphoto.com
Tanrılar genellikle güçlü, ölümsüz ve insanların üzerinde kontrol sahibidirler. Doğa olaylarını, savaşları, hastalıkları, aşkı ve diğer önemli konuları etkileyen tanrılar, kendi aralarında da sıkça çatışma yaşarlar. Bu çatışmaların, dünyadaki olayların nedenleri ve sonuçlarına ilişkin önemli bilgiler sunduğuna inanılır. Tanrı mitleri aynı zamanda etik ve ahlaki öğretilerle doludur. Tanrıların eylemleri ve özellikleri, insanlara nasıl davranmaları gerektiği konusunda örnekler sunabilir. Bu bağlamda, tanrı mitlerinin toplumsal değerlere doğrudan etki sağladığı söylenebilir. Yaratılış ve tanrı mitleri dinseldir. Bu mitler, insanlarla bilinmeyen arasında bağlantı kurarak, kültürlere ve bireylere çeşitli ilahi gerekçeler sağlarlar (Leeming, 26).

3) Psikolojik Mitler
Psikolojik mitler, kişinin iç ve dış bilincini dengelemeyi amaçlayan ve kişisel gelişimini tamamlamasında rol oynayan sembolik hikâyelerdir (Mark, 67). Mitlerdeki kahramanlar kendi benliklerini ve kaderlerini keşfettikleri bir yolcuğa çıkarlar. Bu, bilinenle bilinmeyenin yolculuğudur.

Oedipus & the Sphinx of Thebes
Oidipus ve Teb Sfenksi, Carole Raddato
Psikiyatrist Carl Gustav Jung‘a göre, insanlar ortak bir bilinçdışına sahiptir. Bu ortak bilinçdışı, insanlık tarihinden ve kültürlerden gelen deneyimlerin bir birleşimi olarak düşünülür. Psikolojik mitler, kolektif bilinçdışından kaynaklanan ortak sembolik temalara dayanır ve farklı kültürlerde benzer örüntülerin görülmesine yol açar. Mitlerde yer alan ortak sembolik yapılar “arketipler” olarak adlandırılır. Arketipler rüyalarda ve efsanelerde görülen evrensel sembolleri içerir. Örneğin; kahraman, anne, baba, gölge, bilge kadın gibi arketipler, birçok mitte ve hikayede karşımıza çıkar. Psikolojik mitler, insanların kişisel gelişimlerinde önemli bir rol oynar. Bu mitlerin anlaşılması, insanların iç dünyalarını, davranışlarını ve düşüncelerini daha derinlemesine kavramak için kullanılan bir araçtır. Psikolojik mitler, psikanalitik terapide, rüya yorumlamada, kişisel gelişim çalışmalarında ve sanat terapisinde sıkça kullanılır (Gülcan, 285).

Bu mitin şüphesiz ki en etkileyici örneği, Yunan mitolojisindeki Prens Oidipus’un hikâyesidir. Prens, babasını öldüreceği kehanetini öğrenmesi sonucunda, kaderinden kaçmak için başka bir bölgeye gider. Aynı kehaneti, Oidipus’un doğumunda öğrenen babası da oğlundan kaçmaktadır. Birbirlerinden habersiz bir şekilde aynı bölgede yaşayan baba-oğlun hikâyesi, Oidipus‘un babasını yanlışlıkla öldürmesiyle sonlanır. Bu hikâyede anlatılmak istenen, en açık şekilde insanın kendi kaderinden kaçamayacağıdır.

Sonuç olarak her kültürün ayrı mitolojisi vardır. Baskın olarak Batı mitolojileri daha çok bilinse de anlatılan hikâyeler tüm mitolojilerde farklı isimlerle yer almaktadır. Mitolojik hikâyeler varoluşsal soruları cevaplamayı amaçladıkları için gerçeklikten çok anlama önem verir. Bu nedenle kültürler, mitolojik hikâyeleri doğru ya da yanlış ayrımına tabi tutmazlar. Antik dünya insanları, mitleri çoğu zaman bireysel bir deneyim olarak görüp, kendi bağlamlarında yorumlamışlardır. Geçmişten bu yana rehber niteliği taşıyan mitolojik hikâyeler, bu sebeple günümüzde yankı uyandırmaya devam etmektedir.

Mitolojik dünyanın derinliklerine dalmak istiyorsanız fakat nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, Mitoloji Kitaplarına Nereden Başlamalıyız? adlı yazımıza göz atabilirsini
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz

  • Geniş / Dar görünüm

    Temanızı geniş yada dar olarak kullanmak için kullanabileceğiniz bir yapıyı kontrolünü sağlayabilirsiniz.

    Izgara görünümlü forum listesi

    Forum listesindeki düzeni ızgara yada sıradan listeleme tarzındaki yapının kontrolünü sağlayabilirsiniz.

    Resimli ızgara modu

    Izgara forum listesinde resimleri açıp/kapatabileceğiniz yapının kontrolünü sağlayabilirsiniz.

    Kenar çubuğunu kapat

    Kenar çubuğunu kapatarak forumdaki kalabalık görünümde kurtulabilirsiniz.

    Sabit kenar çubuğu

    Kenar çubuğunu sabitleyerek daha kullanışlı ve erişiminizi kolaylaştırabilirsiniz.

    Köşe kıvrımlarını kapat

    Blokların köşelerinde bulunan kıvrımları kapatıp/açarak zevkinize göre kullanabilirsiniz.

  • Zevkini yansıtan renk kombinasyonunu seç
    Renk geçişli arkaplanlar
Geri